Skip to main content

Öğrencilerimiz Çin'de

Üniversitemizde seçmeli Çince dersi alan İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden 5 öğrencimiz, Öğr. Gör. Ayşe Öztürk aracılığıyla ODTÜ Konfüçyus Enstitüsü'yle yaptığımız işbirliği neticesinde 3-16 Temmuz 2019 tarihlerinde Xiamen Üniversitesi'nin ev sahipliğinde yapılmış olan yaz okulu programına burslu katılmaya hak kazanmış ve programı başarı ile bitirip sertifikalarını almışlardır.

Program, Çinli yetkililerin Pekin’de öğrencilerimizi havalimanında karşılamasıyla başlamış; öğrencilerimiz Pekin ve Xiamen'da aldıkları Çin Dili ve Kültürü derslerinin yanı sıra düzenlenen tarihi ve kültürel gezilerle, Çin kültürünü yerinde deneyimleme fırsatına sahip olmuşlardır.

Öğrencilerimiz Çin'de dünya haritası etrafında toplu haldeler

Öğrencilerimizin Gözünden Çin Deneyimleri

Fatmanur Gizem Karakoç: “Üç yıl önce hayalini kurduğumuz, kilometreler var dediğimiz, bizim için ulaşılmaz görünen bir ülkeydi Çin… Küçük bir umutla ve azimle başladı her şey. Bir gün Ayşe Hocamız bizi Çin’e gönderiyor dediğimizde herkes şaşkındı, kimse inanamadı ama biz hepimiz buna inandık ve başardık. Sanırım benim için her şeyin bir rüya olmadığını fark ettiğim anlar Yasak Şehir ve Çin Seddi gezileriydi… O kadar muhteşemler ki küçüklüğünüzden beri hayalini kurduğunuz o saray avlusunda gezinmek; Çin Seddi’nde merdivenleri tırmanırken dönüp bir manzara bakmak hala kulağa inanılmaz geliyor. Çin’de o sıralarda oturup Çinli hocalardan eğitim almanın yanı sıra kâğıt kesme, çay seremonisi, geleneksel dans gibi kültürel etkinliklere katılmak, bizleri sadece bu dili öğrenen değil kültürünü de seven ve merak eden bireyler haline getirdi. Sanırım ASBÜ öğrencileri olarak ilk kez modern diller alanında, ikinci yabancı dil için, dilin öğrenildiği ülkeye gidip eğitim görüp sertifika alan şanslı beş öğrenciyiz. Xiamen Üniversitesi gibi uluslararası mecrada önemli bir noktada duran ve bu kadar güzel bir kampüsünün yanı sıra kaliteli eğitimi de olan bir okuldan bu belgeyi alabilmiş olmak eminim ki hepimizi gururlandırmıştır.”

Öğrencilerimiz

Merve Kaygaç: "Çinceye dışarıdan baktığınızda zor bir dil olarak düşünebilirsiniz çünkü alışılagelmiş alfabe sisteminin yerini karakterler almaktadır. Fakat sakın endişelenmeyin. Çince düşündüğünüz kadar zor bir dil değil.  İlk bakışta size çok karışık görünen Çince karakterler belirli bir sistemle öğretildiği zaman çok kolay bir şekilde yazılıyor. Eğer biraz merakınız varsa bir bakıyorsunuz ki o gizemli karakterlerle arkadaş olmuşsunuz. Belki de Çinceyi öğrenme serüvenimde benim başarılı olmamı sağlayan en önemli faktörlerden biri de Çinceye önyargısız yaklaşımımdı. Serüven diyorum çünkü Çince karakterleri öğrenmek, içine sürükleyen bir macera adeta! Bu eşsiz macerada desteklerini eksik etmeyen Ayşe Öztürk hocama teşekkür ediyor, ODTÜ Konfüçyus Enstitüsü’nün düzenlemiş olduğu yaz kampı süresince çokça eğlendiğimi ve bize sağlamış oldukları dil dersleri sayesinde bir o kadar da bilgilendiğimi belirtmek istiyorum. Çin’de Çince konuşmaya çalışmak, biraz da olsa iletişim kurabilmek… Bu deneyimlerin hepsi şimdi çok tatlı birer anı. Şansınız varsa bu deneyimi yaşamanızı kesinlikle tavsiye ederim!"

Çin göl manzarası

Sılanur Güney: “Çince seçtiğim ilk günden itibaren bir gün o güzel ülkeye gidip eşsiz bir deneyim yaşayacağımdan emindim ki nitekim gittim ve hayal ettiğimden daha güzel bir Çin ile karşılaştım. Yemekler ise Çin denildiğinde zorlayıcı bir etkenmiş gibi görülüyor ancak o çeşitlilik arasında damak tadına uygun şeyler bulunmaması imkansız gibi . Hatta çeşitli baharatlarının kokusu tüm ülkeyi sarmış ve Çin'in kendine has kokusunu oluşturmuş durumda. Açıkçası Çin'in bizi zorlayacağını düşünüyordum ancak minik bir kültür şoku atlattıktan sonra kendimizi Çinli gibi hissetmeye bile başladık. Aldığımız yoğun Çince dersleri ile de hem bilgilerimizi pekiştirdik hem de yeni şeyler öğrenip Çinli insanlarla Çin'de pratik yapmanın hazzına vardık. Özellikle Pekin'in sizi evinizdeymişcesine güvende hissettirmesi ve Çinlilerin turistlere karşı en az Türkler kadar yardımsever olması hatta birlikte fotoğraf çektirmek istemeleri özel hissettirmenin yanısıra eşsiz bir deneyim yaşamanızda büyük bir rol oynuyor. İlk yurtdışı deneyimimi Çin ile yaptığım için şanslı ve ilgi duyduğum kültürü yakından gözlemleme fırsatı sunulduğu için minnettar hissediyorum. Bu mistik ülke gerek zengin mutfağı gerekse size sunacağı ilginç kültürüyle mutlaka gezilip görülmesi gereken bir yer.”

Çin Mimarisi

Tuğba Çanakçı: “Günler süren yolculuğun ardından uçağın penceresinden baktığımda yıllardır aşina olduğum imleri asıl yerinde görmenin mutluluğunu tarif edemem... ODTÜ Konfüçyüs Enstitüsü’nün Yaz Okulu programı Çin’i hem tarihine hem de kültürüne odaklanarak hazırlanmıştı; bu nedenle ilk durak tarihe tanıklık eden başkent Pekin oldu. Birkaç gün kalacağımız bu şehirde öncelikli amacımız Tian'anmen Meydanı (天安门), Yasak Şehir (紫禁城) ve Çin Seddi (长城) gibi mühim mekânları gezmek ve bilgi edinmekti fakat Çin öyle bir yer ki sokaklar bile tarih kokuyor. Örneğin, Pekin sokaklarında gezerken binlerce yıllık birçok Hutong (胡同) keşfetme fırsatı buldum; daracık sokaklar beni lüks mekânlarda bulamadığım bir mahalle samimiyetine çıkardı. Çin kültürü sadece mekânlardan oluşmuyor tabi ki; akşam vakti sokağa çıktığımızda meydanların ne kadar canlı olduğunu gördük, bu canlılığın sebebi ise saatlerce meydanlarda dans eden orta yaşlı kadınlar ve şarkılar söyleyen orta yaşlı adamlar. Onların sayesinde Çin’in ne kadar zinde olduğunu gördüm. Geçen günlerin ardından Pekin’den ayrılıp Xiamen’a gitme vakti geldi. Her gün farklı bir kültürel derse girdik; kimi zaman seremoni eşliğinde çeşit çeşit Çin çayı denedik, kimi zaman pirinç kâğıdından yelpaze boyadık, kimi zaman batik yaptık, kimi zaman ise geleneksel danslar ettik. Kültürel derslerin yanı sıra her gün Çinli bir hocadan da Çince dersleri aldık. Temel seviyeye uygun olan bu dersler, yıllardır Çince dersleri aldığım için tonlamaları ve karakterleri pekiştirebileceğim bir fırsat haline geldi; doğru tonlamalar ve yıllarca özen gösterdiğim imler sadece üniversitedeki insanlarla değil, sokaktaki insanlarla da olan iletişimimi geliştirmeme olanak sağladı. Özetle, yurtdışını ilk kez kendimi bildim bileli kültürüne, mitlerine, tarihine ilgi duyduğum bir ülkeye giderek deneyimlemek benim için çok özel. Böylesine kısa bir sürede onların diline, kültürüne uyum sağlamak zorlu görünse bile onlarla birlikte meydanda dans ettim, şarkı söyledim, sohbet ettim, yeri geldi pazarlık bile ettim. Sanırım Çin’i özledim… Umarım zamanı geldiğinde HSK sınavı ile Çincedeki yetkinliğimi kanıtlayıp, keşfedemediğim yerler için tekrar Çin’e gidip bu özlemi dindirme imkânı bulurum.”

Öğrencilerimiz kazandıkları bitirme sertifikası

Zehra Şimşek: "Çin maceramız, katılacağımız Xiamen Üniversitesi Yaz Okulu ile başladı. Bavul hazırlıkları,aileyle ‘’Kızım Çin’de ne yiyeceksin sen?’’ gibi tatlı münakaşalardan sonra artık gitmeye hazırdık. İstanbul Yeni Havalimanı’ndaki o heyecan dolu bekleyişim hala aklımda. İnanamıyordum,gerçekten Çin’e gidiyordum. Daha 12 yaşlarımda Wushu ile hayatıma giren bu kültür hayatımın gidişatını değiştiriyordu. Uçak saatimiz geldi ve ben kalbim küt küt atarak bu maceraya merhaba dedim. Pekin Havaalanı’na sabah saat 5 gibi indik. Ben hala inanamıyordum. Sanki bir rüyaydı ama uyanmak hiç istemiyordum. Adımlarımız hızlanırken etrafımda gördüğüm Çince imler ve Çinliler bana bunun bir hayal olmadığını,hayalimi yaşadığımı gösterdi. Yıllardır kendisini ancak ya sosyal mecralardan yahut gezi kitaplarından gördüğüm ihtişamlı Çin Seddi tüm gerçekliğiyle karşımdaydı! Pekin Hayvanat Bahçesi benim için ayrı bir yere sahip. Hem Pekin'den ayrılmadan önce yaptığımız son etkinlik olması hem de o tatlı pandaları gerçek hayatta görme şansı edebilmem benim için çok anlamlıydı. Çin, tarihi, doğası,yemekleri, teknolojisi ve kültürüyle herkesin gidip görmesi gereken bir yer.  Ben de ileride bu ülkeye giderek kültür alışverişinde bulunmak ve dünyaya bambaşka bir bakış açısıyla bakmak istiyorum. Geleceğe emin adımlarla yürüyen bu ülkenin umarım ileride de hayatımda olmasını en içtenliğimle dileyerek, bize bu fırsatı sunan, ilgisini hiçbir zaman eksik etmeyen, hayatımda dönüm noktası olan sayın Ayşe Öztürk'e çok teşekkür ederim."

We use cookies to ensure you get the most of our services

By using asbu.edu.tr, you are consenting to the use of cookies.